<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kur&#039;an-ı Kerim</title>
	<atom:link href="http://www.islamidavet.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islamidavet.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 00:26:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>MÜ&#8217;MİN MÜ&#8217;MİN&#8217;İ BIRAKMAZ</title>
		<link>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/mumin-mumini-birakmaz/</link>
		<comments>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/mumin-mumini-birakmaz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 00:26:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[M]]></category>
		<category><![CDATA[ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[dini konular]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüş yalnız ALLÂH'adır]]></category>
		<category><![CDATA[İslâm]]></category>
		<category><![CDATA[islami konular]]></category>
		<category><![CDATA[konu mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran konu meali]]></category>
		<category><![CDATA[kuran meali]]></category>
		<category><![CDATA[kuran tefsiri]]></category>
		<category><![CDATA[meal]]></category>
		<category><![CDATA[mealler]]></category>
		<category><![CDATA[MÜ'MİN MÜ'MİN'İ BIRAKMAZ]]></category>
		<category><![CDATA[müminler kardeştir]]></category>
		<category><![CDATA[müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[tefsir]]></category>
		<category><![CDATA[tefsirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamidavet.net/?p=3898</guid>
		<description><![CDATA[3/ ÂL-İ İMRÂN-28- Mü&#8217;minler, mü&#8217;minleri bırakıp, kâfirleri velî edinmesinler. Kim böyle yaparsa, ALLÂH ile ilişiğini kesmiş olur. Ancak onlar tarafından gelebilecek bir tehlike olursa başka! ALLÂH sizi, Kendisine isyân etmekten sakındırır. Dönüş yalnız ALLÂH&#8217;adır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>3/ ÂL-İ İMRÂN-28- Mü&#8217;minler, mü&#8217;minleri bırakıp, kâfirleri velî edinmesinler. Kim böyle yaparsa, ALLÂH ile ilişiğini kesmiş olur. Ancak onlar tarafından gelebilecek bir tehlike olursa başka! ALLÂH sizi, Kendisine isyân etmekten sakındırır. Dönüş yalnız ALLÂH&#8217;adır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/mumin-mumini-birakmaz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MÜ&#8217;MİNİN ŞAN ŞEREFİ KUR&#8217;AN&#8217;DADIR,KUR&#8217;AN İLEDİR</title>
		<link>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/muminin-san-serefi-kurandadirkuran-iledir/</link>
		<comments>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/muminin-san-serefi-kurandadirkuran-iledir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 00:25:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[M]]></category>
		<category><![CDATA[ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[dini konular]]></category>
		<category><![CDATA[EL-ENBİYÂ]]></category>
		<category><![CDATA[inzâl]]></category>
		<category><![CDATA[İslâm]]></category>
		<category><![CDATA[islami konular]]></category>
		<category><![CDATA[konu mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[KUR'AN İLEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran konu meali]]></category>
		<category><![CDATA[kuran meali]]></category>
		<category><![CDATA[kuran tefsiri]]></category>
		<category><![CDATA[meal]]></category>
		<category><![CDATA[mealler]]></category>
		<category><![CDATA[MÜ'MİNİN ŞAN ŞEREFİ KUR'AN'DADIR]]></category>
		<category><![CDATA[müminin şerefi]]></category>
		<category><![CDATA[şan]]></category>
		<category><![CDATA[şeref]]></category>
		<category><![CDATA[tefsir]]></category>
		<category><![CDATA[tefsirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamidavet.net/?p=3896</guid>
		<description><![CDATA[21/ EL-ENBİYÂ -10- Andolsun, size öyle bir kitap inzâl ettik ki sizin bütün şeref ve şânınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>21/ EL-ENBİYÂ -10- Andolsun, size öyle bir kitap inzâl ettik ki sizin bütün şeref ve şânınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/muminin-san-serefi-kurandadirkuran-iledir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MÜ&#8217;MİNLERİN VASIFLARI</title>
		<link>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/muminlerin-vasiflari/</link>
		<comments>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/muminlerin-vasiflari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 00:23:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[M]]></category>
		<category><![CDATA[ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[dini konular]]></category>
		<category><![CDATA[İslâm]]></category>
		<category><![CDATA[islami konular]]></category>
		<category><![CDATA[konu mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[konu meallerikuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran konu meali]]></category>
		<category><![CDATA[kuran meali]]></category>
		<category><![CDATA[kuran tefsiri]]></category>
		<category><![CDATA[meal]]></category>
		<category><![CDATA[mealler]]></category>
		<category><![CDATA[MÜ'MİNLERİN VASIFLARI]]></category>
		<category><![CDATA[müminlerin vasıfı]]></category>
		<category><![CDATA[tefsir]]></category>
		<category><![CDATA[tefsirler]]></category>
		<category><![CDATA[vasıf ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[vasıf nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamidavet.net/?p=3894</guid>
		<description><![CDATA[2/ EL-BARAKA-2- Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. ALLÂH&#8217;a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir. 3- Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de ALLÂH yolunda harcarlar. 4- Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Âhirete de kesin olarak inanırlar. 5- İşte onlar Rab&#8217;lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2/ EL-BARAKA-2- Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. ALLÂH&#8217;a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.<br />
3- Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de ALLÂH yolunda harcarlar.<br />
4- Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Âhirete de kesin olarak inanırlar.<br />
5- İşte onlar Rab&#8217;lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.<br />
155- Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.<br />
156- Onlar; başlarına bir musîbet gelince, &#8216;Biz şüphesiz (her şeyimizle) ALLÂH&#8217;a âidiz ve şüphesiz O&#8217;na döneceğiz&#8217; derler.<br />
157- İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır.<br />
285- Peygamber, Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise ona îmân etti, mü&#8217;minler de. Onlardan her biri ALLÂH&#8217;a, meleklerine, kitaplarına ve Resûllerine îmân etti. &#8216;O&#8217;nun Resûllerinden hiç birini diğerinden ayırt etmeyiz&#8217; dediler ve eklediler: &#8216;İşittik ve itâat ettik ya Rabbenâ, affını dileriz, dönüşümüz Sanadır&#8217;.<br />
7/ EL-A&#8217;RÂF -128- Mûsâ, kavmine dedi ki: &#8220;ALLÂH&#8217;ın yardımını ve lütfunu isteyin ve sabır gösterin. Şüphesiz ki yeryüzü ALLÂH&#8217;ındır. Kullarından dilediğini ona mîrasçı kılar. Sonunda kurtuluş müttakîlerindir.&#8221;<br />
157- Onlar ki yanlarındaki Tevrât ve İncillerde vasıfları yazılı o ümmî Peygambere tâbi oldular. O Peygamber ki kendilerine meşrû şeyleri emreder, kötülükleri yasaklar, kendilerine güzel ve hoş şeyleri mübah, murdâr şeyleri ise harâm kılar, üzerlerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki zincirleri kaldırıp atar. Ona îmân eden, onu destekleyen, ona yardımcı olan ve onunla berâber indirilen nûra tâbi olanlar var ya, işte felâha erenler onlardır.<br />
8/ EL-ENFÂL -2- Gerçek mü&#8217;minler ancak o mü&#8217;minlerdir ki yanlarında ALLÂH zikredilince kalpleri ürperir, kendilerine O&#8217;nun âyetleri okununca bu, onların îmânlarını artırır ve yalnız Rab&#8217;lerine güvenip dayanırlar.<br />
3- Namazı hakkıyla îfâ edip kendilerine nasîb ettiğimiz mallardan hayırlı işlerde harcarlar.<br />
4- İşte gerçek mü&#8217;minler onlardır. Onlara Rab&#8217;lerinin nezdinde, cennette yüksek dereceler, bir mağfiret ve kıymetli bir nasîb vardır.<br />
74- Îmân edip hicret edenler, ALLÂH yolunda cihâd edenlerle onlara kucak açıp yardım eden Ensâr var ya, işte gerçek mü&#8217;minler bunlardır. Bunlara bir mağfiret, pek değerli bir nasîb vardır.<br />
9/ ET-TEVBE -18- ALLÂH&#8217;ın mescidlerini, ancak ALLÂH&#8217;a ve âhiret gününe inanan, namazı kılan, zekâtı veren ve ALLÂH&#8217;dan başkasından korkmayan kimseler i&#8217;mâr ederler. İşte hidâyet üzere oldukları umulanlar bunlardır.<br />
20- Îmân edip hicret edenler, mallarıyla ve canlarıyla ALLÂH yolunda cihâd edenler var ya, işte onlar ALLÂH indinde daha yüksek derecelere sâhibtirler ve işte onlardır umduklarına nâil olanlar!<br />
112- O tevbe edenler, o ibâdet edenler, o hamd edenler, ALLÂH&#8217;ın rızâsı için sefer edenler, o rükû&#8217; edenler, o secdeye kapananlar, iyilikleri yayanlar, kötülükleri önleyenler ve ALLÂH&#8217;ın hudûdlarını bekleyip koruyanlar yok mu? İşte o mü&#8217;minleri müjdele!<br />
13/ EL-RA&#8217;D -20-Verdikleri sözde duranlar ve mîsâkı bozmayanlar da işte onlardır.<br />
21- Onlar Rabbin tarafından sana gönderilenin hakk ve gerçek olduğunu bilip, ALLÂH&#8217;ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözetirler. Rableri olan ALLÂH&#8217;dan çekinirler ve pek çetin bir hesaptan endîşe ederler.<br />
22- Onlar, sırf Rab&#8217;lerinin rızâsını kazanmak için sabreder, namazı tam gerektiği şekilde kılarlar. Kendilerine ihsân ettiğimiz rızıklardan gerek gizli, gerek açık bir tarzda bağışta bulunur ve kötülüğe iyilikle mukabele ederler. İşte onlardır dünyâ diyârının güzel âkıbetini kazananlar!<br />
18/ EL-KEHF -110- De ki: &#8216;Ben sâdece sizin gibi bir insanım. Ancak şu farkla ki bana &#8216;sizin ilâhınız tek ilâhtır&#8217; diye vahyediliyor. Artık kim Rabbine âhirette kavuşacağını umuyorsa, makbûl ve güzel işler işlesin ve sakın Rabbine ibâdetinde hiç bir şeyi O&#8217;na ortak koşmasın.&#8217;<br />
23/ EL-MÜ&#8217;MİNÛN -1- Mü&#8217;minler, gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.<br />
2- Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.<br />
3- Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.<br />
4- Onlar ki, zekâtı öderler.<br />
5- Onlar ki, ırzlarını korurlar.<br />
6- Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan câriyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.<br />
7- Kim bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşânlardır.<br />
8- Yine onlar ki, emânetlerine ve verdikleri sözlere riâyet ederler.<br />
9- Onlar ki, namazlarını kılmağa devâm ederler.<br />
10- İşte bunlar vâris olanların tâ kendileridir.<br />
11- Onlar Firdevs cennetlerine vâris olurlar. Onlar orada ebedî kalacaklardır.<br />
57- Rablerinin azâmetinden korkup titreyenler,<br />
58- Rablerinin âyetlerine inananlar,<br />
59- Rablerine ortak koşmayanlar,<br />
60- Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,<br />
61- İşte bunlar hayır işlerine koşuşurlar ve o uğurda öne geçerler.<br />
24/ EN-NÛR -62- Mü&#8217;minler ancak ALLÂH&#8217;a ve Peygamberine inanan, onunla berâber toplumu ilgilendiren bir iş üzerindeyken ondan izin almadan çekip gitmeyen kimselerdir. O hâlde bâzı işlerini görmek için senden izin isterlerse, içlerinden dilediğine izin ver ve onlar için ALLÂH&#8217;dan bağışlama dile. Şüphesiz ALLÂH çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.<br />
25/ EL-FURKÂN -63- Rahmân&#8217;ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevâzu&#8217; ile yürüyen kimselerdir. Câhiller onlara laf attıkları zaman, &#8216;selâm!&#8217; der (geçer)ler.<br />
64- Onlar, Rabblerine secde ederek ve kıyâmda durarak geceleyenlerdir.<br />
65- Onlar, şöyle diyenlerdir: &#8216;Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azâbını uzaklaştır, gerçekten onun azâbı sürekli bir helâktir!&#8217;<br />
66- &#8216;Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası.&#8217;<br />
67- Onlar, harcadıklarında ne isrâf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.<br />
68- Onlar, ALLÂH ile berâber başka bir ilâha kulluk etmeyen, haksız yere, ALLÂH&#8217;ın harâm kıldığı cana kıymayan ve zinâ&#8217; etmeyen kimselerdir. Kim bunları yaparsa ağır azâba uğrar<br />
72- Onlar, yalana şâhidlik etmeyen, faydasız boş bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakar ve hoşgörü ile geçip gidenlerdir.<br />
73- Onlar, kendilerine Rabblerinin âyetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.<br />
74- Onlar, &#8216;Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi ALLÂH&#8217;a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle&#8217; diyenlerdir.<br />
75- İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükâfatlandırılacaklar ve orada esenlik dileği ve selâmla karşılanacaklardır.<br />
27/ EN-NEML -91-92- De ki: &#8216;Bana ancak, bu beldenin (Mekke&#8217;nin); onu mukaddes kılan ve her şey kendisine âit olan Rabbine kulluk yapmam emredildi. Yine bana, müslümanlardan olmam ve Kur&#8217;ân&#8217;ı okumam emredildi.&#8217; Artık kim doğru yola girerse yalnız kendisi için girer. Kim de doğru yoldan saparsa, de ki: &#8216;Ben ancak uyarıcılardanım.&#8217;<br />
31/ LOKMÂN -4- Onlar; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren kimselerdir. Onlar âhirete de kesin olarak inanırlar.<br />
5- İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidâyet üzeredirler ve işte onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir.<br />
32/ ES-SECDE -15- Bizim âyetlerimize ancak, kendilerine bu âyetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tesbîh edenler inanırlar.<br />
16- Onlar, korkarak ve ümîd ederek Rablerine ibâdet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de ALLÂH için harcarlar.<br />
17- Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.<br />
18- Hiç mü&#8217;min, fâsık gibi olur mu? Bunlar (elbette) eşit olmazlar.<br />
33/ EL-AHZÂB -35- Şüphe yok ki müslüman erkeklerle müslüman kadınlar, mü&#8217;min erkeklerle mü&#8217;min kadınlar, itâat eden erkeklerle itâat eden kadınlar, sâdık erkeklerle sâdık kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, mütevâzi erkeklerle mütevâzi kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkeklerle ırzlarını koruyan kadınlar, ALLÂH&#8217;ı çok zikreden erkeklerle ALLÂH&#8217;ı çok zikreden kadınlar var ya, işte onlar için ALLÂH bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.<br />
36/ YÂSİN -20- O sırada şehrin tâ ucundan bir adam koşarak geldi ve: &#8220;Ey kavmim! İtâat edin o elçilere!&#8221;<br />
21- &#8221; İtâat edin sizden hiçbir ücret istemeyen o zâtlara ki, onlar hidâyete ermişlerdir.&#8221;<br />
39/ EZ-ZÜMER -11- De ki: &#8216;Şüphesiz bana, dîni ALLÂH&#8217;a has kılarak O&#8217;na ibâdet etmem emredildi.&#8217;<br />
12- &#8216;Bana, müslümanların ilki olmam da emredildi.&#8217;<br />
13- De ki: &#8216;Eğer ben Rabbime isyân edersem, şüphesiz büyük bir günün azâbından korkarım.&#8217;<br />
14- De ki: &#8216;Ben dînimi ALLÂH&#8217;a has kılarak sâdece O&#8217;na ibâdet ediyorum.&#8217;<br />
42/ EŞ-ŞÛRÂ -37-Onlar öyle kimselerdir ki büyük günâhlardan ve hayâsız çirkin işlerden kaçınırlar, kızdıkları zaman öfkelerini yutar, karşıdakinin kusurlarını affederler.<br />
38- Onlar öyle kimselerdir ki Rab&#8217;lerinin çağrısına kulak verip, namazı hakkıyla îfâ ederler. İşlerini istişâre ile yürütürler, kendilerine nasîb ettiğimiz imkânlardan hayırlı işlerde sarf ederler<br />
39- Onlar o kimselerdir ki zulme mâruz kaldıklarında yardımlaşıp haklarını alırlar.<br />
40- Ama unutmayın ki haksızlığın karşılığı, yapılan haksızlık kadar olabilir, fazlası helâl olmaz. Bununla berâber kim affeder, haksızlık edenle arasını düzeltirse onun da mükâfatı artık ALLÂH&#8217;a yaraşân tarzda olur. Şu kesindir ki ALLÂH zâlimleri sevmez.<br />
49/ EL-HUCÛRAT -15- Mü&#8217;minler ancak o kimselerdir ki ALLÂH&#8217;ı ve Resûlünü tasdîk eder ve sonra da hiçbir şüpheye düşmezler, ALLÂH yolunda mallarıyla, canlarıyla mücâhede ederler. İşte îmânına bağlı, gerçek mü&#8217;minler bunlardır.<br />
58/ EL-MÜCÂDELE -22- ALLÂH&#8217;a ve âhiret gününe îmân eden hiçbir milletin, ALLÂH&#8217;ın ve Resûlünün karşısına çıkan kimseleri, isterse o kimseler babaları, evlâdları, kardeşleri ve sülâleleri olsun, sevip dost edindiklerini göremezsin. İşte ALLÂH onların kalplerine îmânı nakşetmiş ve Kendi tarafından bir rûhla onları desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere, hem de ebedî kalmak üzere yerleştirecektir. ALLÂH onlardan, onlar da O&#8217;ndan râzıdırlar. İşte onlar ALLÂH&#8217;ın tarafında olanlardır. Ve iyi bilin ki, felâha erenler, ALLÂH&#8217;ın tarafında yer alanlar olacaklardır.<br />
59/ EL-HAŞR -9- Bunlardan önce Medîne&#8217;yi yurt edinip îmâna sarılanlar ise, kendi beldelerine hicret edenlere sevgi besler, onlara verilen ganîmetlerden ötürü içlerinde bir kıskanma veyâ istek duymazlar. Hattâ kendileri ihtiyâc duysalar bile o kardeşlerine öncelik verir, onlara verilmesini tercîh ederler. Her kim nefsinin hırsından ve mala düşkünlüğünden kendini kurtarırsa, işte felâh ve mutluluğa erenler onlar olacaklardır.<br />
70/ EL-MEÂRİC -22-23- Ancak namazlarını devamlı kılanlar böyle değildir.<br />
24-25- Onlar o kimselerdir ki mallarında isteyen ve yoksun olanların haklarını ayırırlar.<br />
26- Onlar hesap gününü tasdîk ederler.<br />
27- Onlar Rab&#8217;lerinin cezâsından korkarlar.<br />
28- Çünkü Rab&#8217;lerinin azâbından kimse emîn olamaz.<br />
29-30- Onlar edeb yerlerini, eşleri ve câriyelerinden başkasından korurlar. Yalnız bunlarla münâsebeti olanlar ayıplanamazlar.<br />
32- Onlar üzerlerine aldıkları emânetlere ve verdikleri sözlere riâyet ederler.<br />
33- Onlar şâhidliklerini dürüstçe îfâ ederler.<br />
34- Onlar namazlarını ihtimâmla korurlar.</p>
<p>MÜ&#8217;MİN BAŞKASINI NEFSİNE TERCİH EDER</p>
<p>76/ EL-İNSÂN -8-Kendileri de ihtiyâc duydukları hâlde yiyeceklerini, sırf ALLÂH&#8217;ın rızâsına ermek için fakîre, yetîme ve esîre ikrâm ederler.</p>
<p>MÜ&#8217;MİN KARŞILIK BEKLEMEDEN VERİR</p>
<p>76/ EL-İNSÂN-9-Ve derler ki: &#8216;Biz size sırf ALLÂH rızâsı için ikrâm ediyoruz, yoksa sizden karşılık istemediğimiz gibi bir teşekkür bile beklemiyoruz.&#8217;<br />
10- Biz, yüzleri ekşiten asık suratlı o günde Rabbimizin gazâbından korkarız.&#8217;<br />
98/ EL-BEYYİNE -7- Şüphesiz, îmân edip, sâlih ameller işleyenler var ya; işte onlar yaratıkların en hayırlısıdırlar.<br />
103/ EL-ASR -1- Yemîn ederim zamana,<br />
2- İnsanlar hüsrânda.<br />
3- Ancak şunlar müstesnâ: Îmân edip makbûl ve güzel işler yapanlar, Bir de birbirlerine hakk&#8217;kı ve sabrı tavsiye edenler.</p>
<p>MÜ&#8217;MİN, MÜ&#8217;MİN&#8217;E KARŞI MÜŞFİKTİR</p>
<p>48/ EL-FETİH -29- Muhammed ALLÂH&#8217;ın Resûlüdür. Onun berâberindeki mü&#8217;minler de kâfirlere karşı şiddetli olup kendi aralarında şefkatlidirler. Sen onları rükû&#8217; ederken, secde ederken, ALLÂH&#8217;dan lûtuf ve rızâ ararken görürsün. Onların alâmeti, yüzlerindeki secde izi, secde aydınlığıdır. Bunlar, Tevrâttaki sıfatları olup İncîldeki meselleri ise şöyledir: Öyle bir ekin ki filizini çıkarmış, sonra da onu kuvvetlendirmiş, derken kalınlaşmış da artık gövdesi üzerinde doğrulmuş. Öyle ki ekicilerin hoşuna gider, kâfirleri de öfkelendirir. İşte böylece ALLÂH, onlar gibi îmân edip makbûl ve güzel işler yapanlara bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/muminlerin-vasiflari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MÜNÂFIK</title>
		<link>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/munafik/</link>
		<comments>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/munafik/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 17:27:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[M]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[dini konular]]></category>
		<category><![CDATA[elmalı hamdi meal]]></category>
		<category><![CDATA[fesad]]></category>
		<category><![CDATA[fitne]]></category>
		<category><![CDATA[full tefsir]]></category>
		<category><![CDATA[îman]]></category>
		<category><![CDATA[İslâm]]></category>
		<category><![CDATA[islamda münafık]]></category>
		<category><![CDATA[islami davet]]></category>
		<category><![CDATA[islami davet kuran]]></category>
		<category><![CDATA[islami konular]]></category>
		<category><![CDATA[konu mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'ân dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'ân oku]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran konu mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran oku]]></category>
		<category><![CDATA[kuran tefsiri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran tefsirleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuranda münafıkın tanımı]]></category>
		<category><![CDATA[mealler]]></category>
		<category><![CDATA[mecid-i dırar]]></category>
		<category><![CDATA[münafığın tanımı]]></category>
		<category><![CDATA[MÜNÂFIK]]></category>
		<category><![CDATA[münafık ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[şol nedir]]></category>
		<category><![CDATA[tefsirler]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe meal]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe yüce meal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamidavet.net/?p=3891</guid>
		<description><![CDATA[MÜNÂFIK (*) *Münâfık (a.s.nifâk’dan.c:münâfıkîn); nifâk sokan. ikiyüzlülük eden. İkiyüzlü. -Kimlerin içleri dışlarına uymazsa onlar münâfıktırlar. (Rûhu’l Beyân) -Yani şerîattan çıkanlar, Allâh münâfıkların kâfirlerden daha şerli, kötü olduğunu ifade ediyor. (Râgıb el-İsfehâni) -Nifak (a.i); münâfıklık, ikiyüzlülük, arabozukluğu, bozuşukluk. -İbn-i Ebi Müleyke buyurur; yüz elli sahabiye yetiştim hepsi de nifaktan korkuyorlardı. (İhya-u Ulûmi’d-Din) 2/ el-Bakara -8- İnsanlardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>MÜNÂFIK (*)</p>
<p>*Münâfık (a.s.nifâk’dan.c:münâfıkîn); nifâk sokan. ikiyüzlülük eden. İkiyüzlü.</p>
<p>-Kimlerin içleri dışlarına uymazsa onlar münâfıktırlar. (Rûhu’l Beyân)</p>
<p>-Yani şerîattan çıkanlar, Allâh münâfıkların kâfirlerden daha şerli, kötü olduğunu ifade ediyor. (Râgıb el-İsfehâni)</p>
<p>-Nifak (a.i);  münâfıklık, ikiyüzlülük, arabozukluğu, bozuşukluk.</p>
<p>-İbn-i Ebi Müleyke buyurur; yüz elli sahabiye yetiştim hepsi de nifaktan korkuyorlardı. (İhya-u Ulûmi’d-Din)</p>
<p>2/ el-Bakara -8- İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları halde, &#8220;ALLÂH&#8217;a ve âhiret gününe inandık&#8221; derler.</p>
<p>9- ALLÂH&#8217;ı ve mü’minleri aldatmaya çalışırlar. Halbuki sırf kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar.</p>
<p>10- Kalblerinde hastalık vardır. ALLÂH da onların hastalığını arttırmıştır. Yalan söylemelerine karşılık onlara elem verici bir azab vardır.</p>
<p>11- Hem onlara: &#8220;Yeryüzünde fesat çıkarmayın&#8221; denildiğinde: &#8220;Biz ancak ıslah edicileriz&#8221; derler.</p>
<p>12- Gözünüzü açın, bunlar bozguncuların tâ kendileridir, lâkin şuurları(*) yok, farkında değiller.</p>
<p>*Şuûr (a.i.); anlama. anlayış. hissetme. Bî-şuûr: şuursuz.</p>
<p>13- Onlara: &#8220;İnsanların (müslümanların) inandığı gibi inanın&#8221; denilince, &#8220;Biz de o beyinsizlerin inandığı gibi mi inanacağız?&#8221; derler. İyi bilin ki, asıl beyinsiz kendileridir fakat bilmezler.</p>
<p>14- Onlar îmân edenlere rastladıkları zaman: &#8220;İnandık&#8221; derler. Fakat şeytanlarıyla yalnız kaldıkları zaman: &#8220;Biz, sizinle beraberiz, biz sadece (onlarla) alay ediyoruz&#8221; derler.</p>
<p>15- (Asıl) ALLÂH onlarla alay eder ve taşkınlıkları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verir.</p>
<p>16- İşte onlar o kimselerdir ki, hidâyet karşılığında sapıklığı satın aldılar da, ticâretleri kâr etmedi, doğru yolu da bulamadılar.</p>
<p>17- Onların durumu, bir ateş yakanın durumu gibidir. (Ateş) çevresini aydınlatır aydınlatmaz ALLÂH onların (gözlerinin) nurlarını giderdi ve onları karanlıklar içinde bıraktı, artık görmezler.</p>
<p>18- (Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakk’ka) dönmezler.</p>
<p>19- Yahud (onların durumu), gökten boşanan, içinde karanlıklar, gök gürlemesi ve şimşek(ler) bulunan bir yağmur(a tutulmuşun hâli) gibidir. Yıldırımlardan ölmek korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa ALLÂH, inkârcıları tamamen kuşatmıştır.</p>
<p>20- O şimşek nerdeyse gözlerini(n nûrunu) kapıverecek. Önlerini aydınlattımı ışığında yürürler, karanlık üzerlerine çöktümü de dikilip kalırlar. ALLÂH dilemiş olsaydı işitmelerini, görmelerini de alıverirdi. Şüphesiz ALLÂH her şeye kadîr’dir.</p>
<p>204- Şol kimse de vardır ki, dünya hayatı hakkındaki sözleri senin hoşuna gider ve o kalbindekine ALLÂH&#8217;ı şâhid tutar. Halbuki O, İslâm düşmanlarının en yamanıdır.</p>
<p>205- İş başına geçti mi yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak, ekini ve nesli helâk etmek için koşar. ALLÂH ise bozgunculuğu sevmez.</p>
<p>*Bu mübârek âyette ülkenin istikbâlinin en önemli iki rüknüne dikkat çekilmektedir. Maddî hayatın, ekonomik hayatın esâsı ürün, mânevî hayatın esâsı ise yeni nesillerin iyi yetiştirilip eğitilmesidir. (Suat Yıldırım)</p>
<p>206- Ona: &#8220;ALLÂH’dan kork!&#8221; dendiği zaman da kendisini onuru (gururu) günah işlemeye sevk eder. Cehennem de onun hakkından gelir. O ne kötü bir yataktır!</p>
<p>3/ Âl-i İmrân -154- Sonra o kederin ardından (ALLÂH) üzerinize öyle bir emînlik, öyle bir uyku indirdi ki, o, içinizden bir zümreyi örtüp bürüyordu. Bir zümre de canları sevdâsına düşmüştü. ALLÂH&#8217;a karşı, câhiliyyet zannı gibi, hakk’ka aykırı bir zann besliyorlar ve &#8220;Bu işten bize ne?&#8221; diyorlardı. De ki: &#8220;Bütün iş ALLÂH&#8217;ındır&#8221;. Onlar sana açıklamayacaklarını içlerinde saklıyorlar (ve) diyorlar ki: &#8220;Bize bu işten bir şey olsaydı burada öldürülmezdik&#8221;. Onlara şöyle söyle: &#8220;Eğer siz evlerinizde olsaydınız bile, üzerlerine öldürülmesi yazılmış olanlar yine muhakkak yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gidecekti. ALLÂH (bunu) göğüslerinizin içindekini denemek ve yüreklerinizdekini temizlemek için yaptı. ALLÂH göğüslerin içinde olanı bilir.</p>
<p>166-167- İki ordunun karşılaştığı gün başınıza gelen musîbet ALLÂH’ın izniyle olmuştu. Bu da O’nun mü’minleri ayırd etmesi, münâfıklık yapanları da meydana çıkarması için idi. O münâfıklara: “Gelin, ALLÂH yolunda savaşın veya hiç olmazsa düşmanınızın size ve ailelerinize saldırmasını önleyin” denildiğinde: “Biz savaş olacağını bilseydik size katılırdık” dediler. Doğrusu o gün onlar îmândan ziyade küfre yakın idiler. Onlar, ağızlarıyla, kalblerinde olmayan şeyleri söylüyorlardı. Ama ALLÂH onların gizlediklerini pekiyi bilir.</p>
<p>168- Onlar o münâfıklardır ki kendileri savaşa çıkmayıp evde oturmaları yetmiyor gibi, bir de kalkıp bilgiçlik taslayarak savaşta şehid olan arkadaşları hakkında: “Sözümüze kulak verselerdi böyle öldürülmezlerdi” derler. De ki: “Eğer, iddiâ’nızda tutarlı iseniz, haydi elinizden geliyorsa kendinizi ölümün elinden kurtarın bakalım!”</p>
<p>4/ en-Nisâ -60- Şunları görmüyor musun? Kendilerinin sana indirilene ve senden önce indirilene inandıklarını ileri sürüyorlar da tâguta inanmamaları kendilerine emrolunduğu halde, tâgut önünde muhâkemeleşmek istiyorlar. Şeytan da onları bir daha dönemeyecekleri kadar iyice sapıklığa düşürmek istiyor.</p>
<p>61- Onlara: &#8220;ALLÂH&#8217;ın indirdiğine ve Peygambere gelin!&#8221; denince, münâfıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün.</p>
<p>62- Ya nasıl, elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir felâket gelince, hemen sana geldiler de: &#8220;Biz sadece iyilik etmek ve arayı bulmak istedik&#8221; diye ALLÂH&#8217;a yemin ediyorlar.</p>
<p>63- Onlar, ALLÂH&#8217;ın kalblerindekini bildiği kimselerdir; Onlara aldırma, onlara öğüt ver ve onların içlerine te’sir edecek güzel söz söyle!</p>
<p>64- Biz hangi Peygamberi gönderdikse, sırf ALLÂH&#8217;ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de ALLÂH’dan günahlarının bağışlanmasını dileselerdi ve Resûl de onların bağışlanmasını dileseydi, elbette ALLÂH&#8217;ı affedici, merhametli bulurlardı.</p>
<p>65- Hayır! Rabbine and olsun ki iş bildikleri gibi değil, onlar aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp sonra da senin verdiğin hükme karşı içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyyetle boyun eğmedikçe îmân etmiş olamazlar.</p>
<p>66- Eğer Biz onlara: &#8220;Kendinizi öldürün, veya yurtlarınızdan çıkın&#8221; diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapamazlardı. Fakat kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette haklarında hem daha hayırlı, hem de daha sağlam olurdu.</p>
<p>67- Ve o zaman elbette kendilerine katımızdan büyük mükâfat verirdik.</p>
<p>68- Ve onları elbette doğru yola iletirdik.</p>
<p>88- O halde size ne oldu ki münâfıklar hakkında iki kısım oldunuz; hâlbuki ALLÂH, onları kazandıkları (günahlar) yüzünden geriye (küfre) döndürmüştür. ALLÂH’ın (inkârlarındaki ısrarları sebebiyle) saptırdığını, hidâyete erdirmek mi istiyorsunuz? O takdirde ALLÂH, kimi(kendi isyankârlığı yüzünden) dalâlete atarsa, artık onun (kurtulması) için asla bir yol bulamazsın!</p>
<p>138- Münâfıklara müjdele: onlara acı veren bir azab vardır!</p>
<p>140- ALLÂH size kitap (Kur’ân)da: &#8220;ALLÂH&#8217;ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, o kâfirlerle oturmayın. Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz&#8221; diye hüküm indirdi. Muhakkak ki ALLÂH, münâfıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.</p>
<p>142- Münâfıklar, ALLÂH’ı aldatmaya çalışırlar. ALLÂH da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve ALLÂH’ı pek az anarlar.</p>
<p>145- Kesinlikle münâfıklar cehennemin en alt tabakasındadırlar!</p>
<p>5/ el-Mâide -41- Ey Peygamber, ağızlarıyla &#8220;inandık&#8221; deyip, kalbleriyle inanmamış olanlardan ve yahûdîlerden küfürde yarış edenler seni üzmesin. Onlar yalana kulak verirler, sana gelmeyen diğer bir topluluğa kulak verirler, kelimeleri yerlerinden değiştirirler, &#8220;eğer size bu verilirse alın, bu verilmezse sakının&#8221; derler. ALLÂH birini şaşırtmak isterse, sen onun için ALLÂH&#8217;a karşı hiçbir şey yapamazsın. Onlar öyle kimselerdir ki, ALLÂH, onların kalblerini temizlemek istememiştir. Onlar için dünyada rezillik var ve yine onlar için âhirette de büyük bir azab vardır.</p>
<p>8/ el-Enfâl -21- Ve işitmedikleri halde &#8220;işittik&#8221; diyenler gibi olmayın!</p>
<p>49- O zaman münâfıklar ve kalblerinde şüphe bulunanlar diyorlardı ki: “Bu müslümanları dinleri aldatmış, (çünkü kendilerinden çok üstün bir ordu ile savaşa girişiyorlar).” Halbuki kim ALLÂH’a güvenip dayanırsa ALLÂH ona yeter. Şüphe yok ki ALLÂH Azîz’dir, Hakîm’dir (mutlak gâlibtir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).</p>
<p>9/ et-Tevbe -64- Münâfıklar, kalplerinde olan şeyleri, yüzlerine karşı açıkça haber verecek bir sûrenin üzerlerine indirilmesinden çekinirler. De ki: “Siz alay ede durun! ALLÂH, çekindiğiniz o şeyi ortaya çıkaracaktır.”</p>
<p>67- Münâfık erkekler ve münâfık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip, iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar. Onlar ALLÂH’ı unuttular, ALLÂH da onları unuttu. Şüphesiz münâfıklar, fâsıkların tâ kendileridir.</p>
<p>68- ALLÂH erkek münâfıklara, kadın münâfıklara ve kâfirlere, içinde ebedî kalmak üzere cehennem ateşini vadetti. O, onlara yeter. ALLÂH onlara lânet etmiştir. Onlar için sürekli bir azap vardır.</p>
<p>73- Ey peygamber! Kâfirlere ve münâfıklara karşı cihad et ve onlara karşı çetin ol. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir varış yeridir orası!</p>
<p>101- Çevrenizdeki bedevîlerden ve Medîne ahâlisinden öyle münâfıklar vardır ki onlar nîfak işinde mâhir  olmuşlardır. Pek sinsi hareket ettikleri için sen onları bilemezsin, ama Biz pekiyi biliriz. Biz onları çifte cezaya çarptıracağız. Sonra da müthiş bir azaba itileceklerdir.</p>
<p>11/ Hûd -5- Dikkat edin! Görmüyor musunuz, onlar düşmanlıklarını gizlemek için göğüslerini çeviriyorlar. İyi bilin ki, onlar örtülerine bürünürlerken, neyi gizleyip, neyi açığa vurduklarını ALLÂH biliyor. Muhakkak ki ALLÂH, gönülde gizlenenleri de bilir.</p>
<p>22/ el-Hac -53- ALLÂH, şeytanın karıştırdığını, kalblerinde hastalık bulunan ve kalbleri kaskatı olan kimseleri sınamaya vesîle kılar. Zalimler şüphesiz (hakk’tan uzak) derin bir ayrılık içindedirler.</p>
<p>29/ el-Ankebût -10- İnsanlardan kimi vardır ki, &#8220;ALLÂH&#8217;a inandık&#8221; der; fakat ALLÂH uğrunda eziyyete uğratıldığı zaman, insanların işkencesini ALLÂH&#8217;ın azabı gibi tutar. Halbuki Rabbinden bir yardım gelecek olsa, mutlaka, &#8220;Doğrusu biz de sizinle beraberdik&#8221; derler. Acaba ALLÂH, herkesin kalbindekileri en iyi bilen değil midir?</p>
<p>11- ALLÂH, elbette kendisine îmân edenleri de bilir ve elbette münâfıkları da bilir.</p>
<p>33/ el-Ahzâb -12- O vakit münâfıklar ve kalblerinde bir hastalık bulunanlar: &#8220;ALLÂH ve Resûlü bize bir aldanıştan başka bir vaad yapmamış&#8221; diyorlardı.</p>
<p>13- O vakit bunlardan bir grup: &#8220;Ey Medîne halkı! Sizin için duracak yer yok, hemen dönün&#8221; diyorlardı. Yine onlardan bir kısmı da Peygamberden izin istiyor, evlerimiz gerçekten (düşmana) açıktır&#8221; diyorlardı, Halbuki açık değildi, sadece kaçmak istiyorlardı.</p>
<p>14- Eğer onların her tarafından üzerlerine girilse de sonra fitne çıkarmaları istenilse derhâl onu yapacaklardı. Ama onunla da pek az duracaklardı.</p>
<p>15- Halbuki bundan önce ALLÂH&#8217;a ahid vermişlerdi. Arkalarını dönmeyeceklerdi. ALLÂH&#8217;a verilen ahid ise mes’uliyetlidir, mutlaka sorulur.</p>
<p>16- De ki: &#8220;Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermez. Vereceğini var saydığınız takdirde de ancak pek az faydalandırılırsınız.&#8221;</p>
<p>18- Şüphesiz ALLÂH, içinizden o savsaklayanları ve kardeşlerine: &#8220;Bize gelin&#8221; diyenleri biliyor. Onlar harbe pek az geliyorlardı.</p>
<p>19- Size karşı kıskançlık ediyorlardı. Derken o korku hâli gelince, gördün onları ki, ölümden baygınlık sarmış kimse gibi gözleri dönerek sana bakıyorlardı. O korku gidince, size keskin keskin diller sıyırdılar. Onlar hayra karşı kıskançlık ediyorlardı. İşte bunlar îmân etmediler de ALLÂH amellerini boşa çıkardı. Bu ALLÂH&#8217;a göre önemsizdir.</p>
<p>20- Onlar ahzâbı (düşman birliklerini) gitmedi sanıyorlardı. Eğer o birlikler bir daha gelecek olursa, çölde Bedevî Arablar içinde yer alıp, sizin haberlerinizden (başınıza geleceklerden) sormayı isterler. Onlar içinizde kalacak olsalar da pek az harb ederler.</p>
<p>24- Bunun böyle olması ALLÂH&#8217;ın, doğruları, doğrulukları sebebiyle mükâfatlandırması, dilerse münâfıklara azap etmesi yahud onların tövbesini kabul etmesi içindir. Şüphesiz ALLÂH çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.</p>
<p>60-61- Andolsun, eğer münâfıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve Medine&#8217;de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar (tuttukları yoldan) vazgeçmezlerse, elbette seni onların üzerine gitmeye teşvik edeceğiz. Onlar da (bundan sonra) orada lânete uğramış kimseler olarak seninle pek az süre komşu kalacaklardır. Nerede bulunurlarsa, yakalanırlar ve yaman bir şekilde öldürülürler.</p>
<p>73- ALLÂH, münâfık erkeklere ve münâfık kadınlara, ALLÂH&#8217;a ortak koşan erkeklere ve ALLÂH&#8217;a ortak koşan kadınlara azap etmek; mü&#8217;min erkeklerin ve mü&#8217;min kadınların da tövbelerini kabul etmek için insana emaneti yüklemiştir. ALLÂH çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.</p>
<p>47/ Sûre-i Muhammed -16- Ey Muhammed! Onlardan seni dinlemeye gelenler de var. Senin yanından çıktıkları zaman kendilerine ilim verilen kimselere alay yoluyla: &#8220;O demin ne söyledi?&#8221; diye sorarlar. İşte onlar ALLÂH&#8217;ın kalblerini mühürlediği kimselerdir. Onlar sadece kendi hevâ ve heveslerine uyarlar.</p>
<p>17- Doğru yola girenlere gelince, ALLÂH onların hidâyetlerini artırmış ve onlara kötülükten sakınma çârelerini ilhâm etmiştir.</p>
<p>18- Artık onlar, kıyamet saatinin kendilerine ansızın gelivermesine mi bakıyorlar? Şüphesiz onun alâmetleri gelmiştir. Artık kıyamet kendilerine gelip çatınca anlamaları neye yarar?</p>
<p>20- Îmân edenler: &#8220;Keşke cihad hakkında bir sûre indirilse&#8221; derlerdi. Ama hükmü açık bir sûre indirilip de, içerisinde savaş zikredilince kalblerinde hastalık olanların ölüm korkusuyla baygınlık geçiren bir kimsenin bakışı gibi sana baktığını görürsün. Oysa onlar için ölüm yaşamaktan daha uygundur.</p>
<p>21- Onların vazîfesi itaat ve güzel söz söylemekti. Sonra iş kesinleşince ALLÂH&#8217;ın emrine sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.</p>
<p>22- Demek siz iş başına gelecek olursanız yeryüzünde bozgunculuk çıkaracaksınız ve akrabalık bağlarınızı koparacaksınız öyle mi?</p>
<p>23- İşte onlar, ALLÂH&#8217;ın lânetlediği, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.</p>
<p>24- Onlar Kur’ân&#8217;ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalblerinin üzerinde kilitleri mi var?</p>
<p>25- Gerçekten doğru yol kendilerine açıkça belli olduktan sonra gerisin geri küfre dönenlere şeytan, kötülüklerini güzel göstermiş ve onları uzun emellere düşürmüştür.</p>
<p>26- Çünkü onlar ALLÂH&#8217;ın indirdiğini beğenmeyen kimselere: &#8220;Bazı işlerde biz size itaat edeceğiz&#8221; demişlerdi. Oysa ALLÂH onların gizlediklerini biliyordu.</p>
<p>27- Melekler onların yüzlerine ve arkalarına vurarak canlarını alırken durumları nasıl olacak?</p>
<p>28- Bu onların ALLÂH&#8217;ı gazablandıran şeylere uymaları ve O&#8217;nun rızasına sebep olacak şeyleri beğenmemelerinden dolayıdır. ALLÂH onların amellerini boşa çıkarmıştır.</p>
<p>29- Yoksa kalblerinde hastalık olanlar ALLÂH kendilerinin kinlerini hiç ortaya çıkarmaz mı sandılar?</p>
<p>30- Ey Muhammed! Eğer Biz dileseydik onları sana gösterirdik. Sen de onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki, sen onları sözlerinin üslubundan da tanırsın. ALLÂH ise bütün yaptıklarınızı bilir.</p>
<p>48/ el-Fetih -6- Bir de, ALLÂH’ın, hakkında kötü zanda bulunan münâfık erkeklere ve münâfık kadınlara, ALLÂH’a ortak koşan erkeklere ve ALLÂH’a ortak koşan kadınlara azab etmesi içindir. Kötülük girdâbı onların başına olsun! ALLÂH onlara gazab etmiş, onları lânetlemiş ve kendilerine cehennemi hazırlamıştır. Orası ne kötü bir varış yeridir!</p>
<p>11- Bedevîlerin (savaştan) geri bırakılanları sana, “Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; ALLÂH’dan bizim için af dile” diyecekler. Onlar kalblerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: “ALLÂH, sizin bir zarara uğramanızı dilerse, yahud bir yarar elde etmenizi dilerse, O’na karşı kimin bir şeye gücü yeter? Hayır, ALLÂH, yaptıklarınızdan haberdardır.”</p>
<p>12- Aslında siz Peygamber ve mü’minlerin, ailelerine geri dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu sizin gönüllerinize güzel göründü de kötü zanda bulundunuz ve helâki hak etmiş bir topluluk oldunuz.</p>
<p>57/ el-Hadîd -13- O gün münâfık erkekler ve münâfık kadınlar o îmân edenlere şöyle diyeceklerdir: &#8220;Bize bakın da sizin nûrunuzdan alalım?&#8221; Onlara: &#8220;Arkanıza dönün de nûr arayın!&#8221; denilir. Aralarına kapılı bir sur çekilir ki, onun içinde rahmet, dışında da azab vardır.</p>
<p>14- (Münâfıklar) onlara: &#8220;Biz sizinle beraber değil miydik?&#8221; diye seslenirler. (Mü’minler) de derler ki: &#8220;Evet ama, siz kendi canlarınıza kötülük ettiniz, gözlediniz, şüpheye düştünüz ve kuruntular sizi aldattı. O çok aldatan (şeytan) sizi, ALLÂH hakkında bile aldattı. Nihayet ALLÂH&#8217;ın emri gelip çattı.</p>
<p>15- Bugün artık ne sizden ne de inkâr edenlerden fidye kabul edilir, varacağınız yer ateştir. Size yaraşan odur. Orası ne kötü bir dönüş yeridir!</p>
<p>58/ el-Mücâdele -8- Gizli konuşmaktan men’edildikten sonra yine o men’edildikleri şeyi yapmaya kalkışarak günah, düşmanlık ve Peygamber&#8217;e karşı gelmek hususunda gizlice konuşanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni, ALLÂH&#8217;ın selâmlamadığı bir tarzda selâmlıyorlar. Kendi içlerinden de &#8220;bu söylediklerimiz yüzünden ALLÂH&#8217;ın bize azab etmesi gerekmez miydi?&#8221; derler. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir, ne kötü dönüş yeridir orası!</p>
<p>14- ALLÂH&#8217;ın kendilerine gazab ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.</p>
<p>15- ALLÂH onlara çetin bir azab hazırlamıştır. Onlar ne kötü işler yapıyorlar!</p>
<p>16- Yeminlerini kalkan yapıp ALLÂH&#8217;ın yolundan çevirdiler. Onlar için küçük düşürücü bir azab vardır.</p>
<p>17- Onların ne malları, ne de evlatları, kendilerinden, ALLÂH&#8217;dan hiçbir şey savamaz. Onlar ateş halkıdır. Orada ebedî kalacaklardır.</p>
<p>18- ALLÂH onların hepsini tekrar dirilttiği gün, dünyada size yemin ettikleri gibi O&#8217;na da yemin edecekler ve kendilerinin bir şey üzerinde bulunduklarını, sanacaklardır. İyi bilin ki onlar yalancıdırlar.</p>
<p>19- Şeytan onları istilâ etmiş, onlara ALLÂH&#8217;ı anmayı unutturmuştur. Onlar, şeytanın hizbi (partisi)dir. İyi bilin ki şeytanın partisi kaybedecektir.</p>
<p>20- ALLÂH&#8217;a ve Resûlüne düşman olanlar var ya, onlar en alçaklar arasındadırlar.</p>
<p>59/ el-Haşr -11- Münâfıkların, kitap ehlinden inkâr eden dostlarına &#8220;Eğer siz yurdunuzdan çıkarılırsanız, mutlaka biz de sizinle beraber çıkarız sizin aleyhinizde kimseye asla uymayız. Eğer savaşa tutuşursanız, mutlaka yardım ederiz&#8221; dediklerini görmedin mi? ALLÂH, onların yalancı olduklarına şâhidlik eder.</p>
<p>12- Andolsun eğer onlar, çıkarılırsalar, onlarla beraber çıkmazlar; savaşa tutuşmuş olsalar, onlara yardım etmezler; yardım etseler bile arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine de yardım edilmez.</p>
<p>13- Onların kalblerinde sizden duydukları korku, ALLÂH’dan korkmalarından daha ileridir. Bu böyledir, çünkü onlar, gerçeği bilip anlamayan kimselerdir.<br />
14- Onlar sizinle toplu durumda savaşmazlar, ancak sağlam kaleler içinden veya duvarların arkasından sizinle savaşmak isterler. Kendi aralarındaki çatışmaları pek şiddetlidir. Sen dışardan onları birlik içinde sanırsın. Halbuki kalbleri darmadağınıktır. Böyledir, çünkü onlar aklını kullanmayan, düşünmeyen bir gürûhtur.<br />
15- Bu Yahûdîlerin hâli, kendilerinden az önce, yaptıkları işlerin vebalini tatmış olan, âhirette de ayrıca gâyet acı bir azab çekecek olan kimselerin durumuna benzer.</p>
<p>16- (Yahûdîleri kandıran münâfıkların durumu da) tıpkı şeytanın durumuna benzer ki insana &#8220;İnkâr et&#8221; dedi, (insan) inkâr edince de: &#8220;Ben senden uzağım, ben âlemlerin Rabbi ALLÂH’dan korkarım!&#8221; dedi.</p>
<p>17- Nihayet ikisinin sonu, ebedî olarak ateşte oldu. Zalimlerin cezası budur.</p>
<p>63/ el-Münâfikûn -1- Münâfıklar sana geldikleri vakit: &#8220;Şâhidlik ederiz ki sen muhakkak ALLÂH&#8217;ın elçisisin&#8221; derler. Senin mutlaka kendisinin elçisi olduğunu ALLÂH bilir ve ALLÂH münâfıkların yalancı olduklarına şâhidlik eder.</p>
<p>2- Yeminlerini kalkan yapıp (insanları) ALLÂH&#8217;ın yolundan çevirdiler. Onların yaptıkları ne kötüdür!</p>
<p>3- Bunun sebebi şudur: Onlar inandılar, sonra inkâr ettiler, bu yüzden kalblerinin üzeri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.</p>
<p>4- Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki dayanmış keresteler gibidirler. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın. ALLÂH onları kahretsin! Nasıl olup da döndürülüyorlar?</p>
<p>5- Onlara: &#8220;Gelin, ALLÂH&#8217;ın Resûlü sizin için mağfiret dilesin&#8221; denildiği zaman başlarını çevirirler ve onların, büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.</p>
<p>6- Onlara mağfiret dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. ALLÂH onları bağışlamayacaktır. Çünkü ALLÂH, yoldan çıkmış bir toplumu yola iletmez.</p>
<p>7- Onlar öyle kimselerdir ki: &#8220;ALLÂH&#8217;ın elçisinin yanında bulunanları beslemeyin ki dağılıp gitsinler&#8221; diyorlar. Oysa göklerin ve yerin hazîneleri ALLÂH&#8217;ındır, fakat münâfıklar anlamazlar.</p>
<p>8- Diyorlar ki: &#8220;Andolsun, eğer Medîne&#8217;ye dönersek, daha üstün olan, daha alçak olanı oradan mutlaka çıkaracaktır.&#8221; Üstünlük, ancak ALLÂH&#8217;a, O&#8217;nun elçisine ve mü’minlere mahsûstur. Fakat münâfıklar bilmezler.</p>
<p>66/ et-Tahrîm -9- Ey Peygamber! Kâfirler ve münâfıklarla savaş, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. O gidilecek yer, ne de kötüdür!</p>
<p>(Bkz: FİTNE &#038; FESÂD &#038; MESCİD-İ DIRAR)</p>
<p>*MÜNÂFIKLARA İTAAT ETMEMEK</p>
<p>33/ el-Ahzâb -1- Ey Peygamber! ALLÂH’a karşı gelmekten sakın. Kâfirlere ve münâfıklara itaat etme. Şüphesiz ALLÂH hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.</p>
<p>48- Kâfirlere ve münâfıklara itaat etme, onların ezâlarını bırak (aldırma) da ALLÂH&#8217;a tevekkül et. ALLÂH vekîl olarak hepsine yeter.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/munafik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MÜNÂFIKLARA İTAAT ETMEMEK</title>
		<link>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/munafiklara-itaat-etmemek/</link>
		<comments>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/munafiklara-itaat-etmemek/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 17:24:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[M]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[dini konular]]></category>
		<category><![CDATA[elmalı hamdi meal]]></category>
		<category><![CDATA[full tefsir]]></category>
		<category><![CDATA[îman]]></category>
		<category><![CDATA[imunafılar]]></category>
		<category><![CDATA[İslâm]]></category>
		<category><![CDATA[islami davet]]></category>
		<category><![CDATA[islami davet kuran]]></category>
		<category><![CDATA[islami konular]]></category>
		<category><![CDATA[itaat ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[itaat nedir]]></category>
		<category><![CDATA[konu mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'ân dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'ân oku]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran konu mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran oku]]></category>
		<category><![CDATA[kuran tefsiri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran tefsirleri]]></category>
		<category><![CDATA[mealler]]></category>
		<category><![CDATA[münafık insan]]></category>
		<category><![CDATA[münâfıklar]]></category>
		<category><![CDATA[münafıklara itaat etmek]]></category>
		<category><![CDATA[MÜNÂFIKLARA İTAAT ETMEMEK]]></category>
		<category><![CDATA[tefsirler]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe meal]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe yüce meal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamidavet.net/?p=3889</guid>
		<description><![CDATA[4/ EN-NİSÂ -81- Sana &#8220;Peki&#8221; derler, fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin (gündüz) söylemiş olduklarının tersini kurarlar. ALLÂH onların geceleyin tasarladıklarını yazıyor. Sen onlara aldırma. ALLÂH&#8217;a güven. Vekîl olarak ALLÂH yeter. 9/ ET-TEVBE -95- Dönüp de yanlarına geldiğinizde kendilerinden yüz çeviresiniz (hesâba çekmekten vazgeçesiniz) diye ALLÂH&#8217;a yemîn edecekler. Siz de onlardan yüz çevirin. Çünkü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>4/ EN-NİSÂ -81- Sana &#8220;Peki&#8221; derler, fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin (gündüz) söylemiş olduklarının tersini kurarlar. ALLÂH onların geceleyin tasarladıklarını yazıyor. Sen onlara aldırma. ALLÂH&#8217;a güven. Vekîl olarak ALLÂH yeter.<br />
9/ ET-TEVBE -95- Dönüp de yanlarına geldiğinizde kendilerinden yüz çeviresiniz (hesâba çekmekten vazgeçesiniz) diye ALLÂH&#8217;a yemîn edecekler. Siz de onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar gerçekten murdâr kimselerdir. Yaptıklarının cezâsı olarak nihâyet varacakları yer cehennemdir.<br />
33/ EL-AHZÂB -1- Ey Peygamber! ALLÂH&#8217;a karşı gelmekten sakın. Kâfirlere ve münâfıklara itâat etme. Şüphesiz ALLÂH hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sâhibidir.<br />
48- Kâfirlere ve münâfıklara itâat etme, onların ezâlarını bırak (aldırma) da ALLÂH&#8217;a tevekkül et. ALLÂH vekîl olarak hepsine yeter. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/munafiklara-itaat-etmemek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MÜNÂFIKLARI DOST EDİNMEMEK</title>
		<link>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/munafiklari-dost-edinmemek/</link>
		<comments>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/munafiklari-dost-edinmemek/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 17:22:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[M]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[dini konular]]></category>
		<category><![CDATA[elmalı hamdi meal]]></category>
		<category><![CDATA[full tefsir]]></category>
		<category><![CDATA[îman]]></category>
		<category><![CDATA[İslâm]]></category>
		<category><![CDATA[islami davet]]></category>
		<category><![CDATA[islami davet kuran]]></category>
		<category><![CDATA[islami konular]]></category>
		<category><![CDATA[konu mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'ân dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'ân oku]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran konu mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran oku]]></category>
		<category><![CDATA[kuran tefsiri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran tefsirleri]]></category>
		<category><![CDATA[mealler]]></category>
		<category><![CDATA[münâfıklar]]></category>
		<category><![CDATA[münafıkları dost edinmek]]></category>
		<category><![CDATA[MÜNÂFIKLARI DOST EDİNMEMEK]]></category>
		<category><![CDATA[tefsirler]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe meal]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe yüce meal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamidavet.net/?p=3887</guid>
		<description><![CDATA[4/ EN-NİSÂ -88- O hâlde, siz niçin münâfıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz? ALLÂH onları kazandıkları günâh yüzünden terslerine döndürdüğü hâlde ALLÂH&#8217;ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? ALLÂH kimi saptırırsa, sen onun için bir çıkış yolu bulamazsın. 89- Onlar, küfür işledikleri gibi, sizin de küfür işleyip kendileriyle bir olmanızı arzu ettiler. Onun için, onlar ALLÂH yolunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>4/ EN-NİSÂ -88- O hâlde, siz niçin münâfıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz? ALLÂH onları kazandıkları günâh yüzünden terslerine döndürdüğü hâlde ALLÂH&#8217;ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? ALLÂH kimi saptırırsa, sen onun için bir çıkış yolu bulamazsın.<br />
89- Onlar, küfür işledikleri gibi, sizin de küfür işleyip kendileriyle bir olmanızı arzu ettiler. Onun için, onlar ALLÂH yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün, Onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı edinmeyin. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/munafiklari-dost-edinmemek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MÜŞRİKLER NECİSTİR</title>
		<link>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/musrikler-necistir/</link>
		<comments>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/musrikler-necistir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 17:20:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[M]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[dini konular]]></category>
		<category><![CDATA[elmalı hamdi meal]]></category>
		<category><![CDATA[full tefsir]]></category>
		<category><![CDATA[îman]]></category>
		<category><![CDATA[İslâm]]></category>
		<category><![CDATA[islami davet]]></category>
		<category><![CDATA[islami davet kuran]]></category>
		<category><![CDATA[islami konular]]></category>
		<category><![CDATA[konu mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'ân dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'ân oku]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran konu mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran oku]]></category>
		<category><![CDATA[kuran tefsiri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran tefsirleri]]></category>
		<category><![CDATA[mealler]]></category>
		<category><![CDATA[MÜŞRİKLER NECİSTİR]]></category>
		<category><![CDATA[necis ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[necis neye denir]]></category>
		<category><![CDATA[necisin anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[tefsirler]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe meal]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe yüce meal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamidavet.net/?p=3885</guid>
		<description><![CDATA[MÜŞRİKLER (1) NECİSTİR (2) (1) Müşrik (a.s.şirk’ten.c:müşrikîn); Allâh’a şerik, ortak koşan. (2) Necis (a.s.); pis. murdar. nâ-pâk 9/ et-Tevbe -28- Ey îmân edenler! Müşrikler bir pisliktirler. Artık bu yıldan sonra Mescid-ül Haram&#8217;a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız ALLÂH sizi dilediğinde lütuf ve ihsânıyla zenginleştirecektir. ALLÂH gerçekten Alîm’dir, Hakîm’dir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>MÜŞRİKLER (1) NECİSTİR (2)</strong></p>
<p>(1) Müşrik (a.s.şirk’ten.c:müşrikîn); Allâh’a şerik, ortak koşan.</p>
<p>(2) Necis (a.s.); pis. murdar. nâ-pâk</p>
<p>9/ et-Tevbe -28- Ey îmân edenler! Müşrikler bir pisliktirler. Artık bu yıldan sonra Mescid-ül Haram&#8217;a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız ALLÂH sizi dilediğinde lütuf ve ihsânıyla zenginleştirecektir. ALLÂH gerçekten Alîm’dir, Hakîm’dir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/musrikler-necistir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MU&#8217;TEFİKE</title>
		<link>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/mutefike/</link>
		<comments>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/mutefike/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 17:18:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[M]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[dini konular]]></category>
		<category><![CDATA[elmalı hamdi meal]]></category>
		<category><![CDATA[full tefsir]]></category>
		<category><![CDATA[îman]]></category>
		<category><![CDATA[İslâm]]></category>
		<category><![CDATA[islami davet]]></category>
		<category><![CDATA[islami davet kuran]]></category>
		<category><![CDATA[islami konular]]></category>
		<category><![CDATA[konu mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'ân dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'ân oku]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran konu mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran oku]]></category>
		<category><![CDATA[kuran tefsiri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran tefsirleri]]></category>
		<category><![CDATA[mealler]]></category>
		<category><![CDATA[mutefik]]></category>
		<category><![CDATA[mutefike ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[MU’TEFİKE]]></category>
		<category><![CDATA[tefsirler]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe meal]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe yüce meal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamidavet.net/?p=3883</guid>
		<description><![CDATA[*’Mu’tefike’, altı üstüne getirilmiş demektir. Burada içlerinde yaşayan Lût kavmi ile birlikte alt üst edilen şehirler için özel isim gibi kullanılmıştır. (Diyânet) -Sodom gibi şehirler olduğu söylenmiştir. Bu ifadeyi altı üstüne getirilen bütün şehirler olarak yorumlayanlar da vardır. (Elmalılı Tefsiri) 53/ en-Necm -53-54- O, “Mu’tefike”yi de kaldırıp yere çarpmış ve onlara örttüğü azab örtüsünü örtmüştür.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>*’Mu’tefike’, altı üstüne getirilmiş demektir. Burada içlerinde yaşayan Lût kavmi ile birlikte alt üst edilen şehirler için özel isim gibi kullanılmıştır. (Diyânet)</p>
<p>-Sodom gibi şehirler olduğu söylenmiştir. Bu ifadeyi altı üstüne getirilen bütün şehirler olarak yorumlayanlar da vardır. (Elmalılı Tefsiri)</p>
<p>53/ en-Necm -53-54- O, “Mu’tefike”yi de kaldırıp yere çarpmış ve onlara örttüğü azab örtüsünü örtmüştür.   </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/mutefike/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MUSADDIK</title>
		<link>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/musaddik/</link>
		<comments>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/musaddik/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 17:16:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[M]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[dini konular]]></category>
		<category><![CDATA[elmalı hamdi meal]]></category>
		<category><![CDATA[full tefsir]]></category>
		<category><![CDATA[îman]]></category>
		<category><![CDATA[İslâm]]></category>
		<category><![CDATA[islami davet]]></category>
		<category><![CDATA[islami davet kuran]]></category>
		<category><![CDATA[islami konular]]></category>
		<category><![CDATA[konu mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'ân dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'ân oku]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran konu mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran oku]]></category>
		<category><![CDATA[kuran tefsiri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran tefsirleri]]></category>
		<category><![CDATA[mealler]]></category>
		<category><![CDATA[musaddık]]></category>
		<category><![CDATA[musaddık ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[musaddık nedir]]></category>
		<category><![CDATA[tefsirler]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe meal]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe yüce meal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamidavet.net/?p=3880</guid>
		<description><![CDATA[*Doğrulayıcı tasdîk edici demektir. Kur’ân’da; Kur’ân, peygamber ve mü’minlerin sıfatı olarak kullanılmıştır. Bütün peygamberler kendinden önceki kitap ve peygamberi tasdîk edicidirler. Bu onların bir özelliğidir. Mü’min kelimesi de sözlük anlamı itibariyle musadddık (tasdîk edici) demektir. Mü’minler Kur’ân’ın bütün âyetlerini, âyetlerde ve sahih hadislerde geçen emir ve yasaklarını, helâl ve haramları, hüküm ve tavsiyeleri kıssa ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>*Doğrulayıcı tasdîk edici demektir. Kur’ân’da; Kur’ân, peygamber ve mü’minlerin sıfatı olarak kullanılmıştır. Bütün peygamberler kendinden önceki kitap ve peygamberi tasdîk edicidirler. Bu onların bir özelliğidir. Mü’min kelimesi de sözlük anlamı itibariyle musadddık (tasdîk edici) demektir. Mü’minler Kur’ân’ın bütün âyetlerini, âyetlerde ve sahih hadislerde geçen emir ve yasaklarını, helâl ve haramları, hüküm ve tavsiyeleri kıssa ve haberleri doğrularlar. (Diyânet)</p>
<p>2/ el-Bakara -89- ALLÂH tarafından onlara, yanlarındakini onaylayıp doğrulayan bir kitap gelince, önceden inkâr edenlere karşı yardım dileyip dururlarken, o tanıdıkları kendilerine gelince tuttular onu inkâr ettiler. ALLÂH’ın lâneti kâfirlerin boynuna olsun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/musaddik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MÜEZZİN</title>
		<link>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/muezzin/</link>
		<comments>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/muezzin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 17:16:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[M]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[dini konular]]></category>
		<category><![CDATA[elmalı hamdi meal]]></category>
		<category><![CDATA[full tefsir]]></category>
		<category><![CDATA[îman]]></category>
		<category><![CDATA[İslâm]]></category>
		<category><![CDATA[islami davet]]></category>
		<category><![CDATA[islami davet kuran]]></category>
		<category><![CDATA[islami konular]]></category>
		<category><![CDATA[konu mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'ân dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'ân oku]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuran konu mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran oku]]></category>
		<category><![CDATA[kuran tefsiri]]></category>
		<category><![CDATA[kuran tefsirleri]]></category>
		<category><![CDATA[mealler]]></category>
		<category><![CDATA[MÜEZZİN]]></category>
		<category><![CDATA[müezzin ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[müezzin nedir]]></category>
		<category><![CDATA[müezzinin anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[tefsirler]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe meal]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe yüce meal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamidavet.net/?p=3878</guid>
		<description><![CDATA[7/ el-A’râf -44-45- Bir de o eshâb-ı cennet eshâb-ı nâra şöyle nida etmektedir: hakikat biz rabbımızın bize va&#8217;d buyurduğunu hak bulduk, siz de rabbınızın va&#8217;d buyurduğunu hak buldunuz mu? Onlar evet, demektedirler, derken bir müezzin aralarında şu mealde bir ezan vermeğe başlamıştır: ALLÂH’ın la&#8217;neti o zâlimler üstüne. Ki Allâh yolundan menederler ve onu eğib büğmek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>7/ el-A’râf -44-45- Bir de o eshâb-ı cennet eshâb-ı nâra şöyle nida etmektedir: hakikat biz rabbımızın bize va&#8217;d buyurduğunu hak bulduk, siz de rabbınızın va&#8217;d buyurduğunu hak buldunuz mu? Onlar evet, demektedirler, derken bir müezzin aralarında şu mealde bir ezan vermeğe başlamıştır: ALLÂH’ın la&#8217;neti o zâlimler üstüne. Ki Allâh yolundan menederler ve onu eğib büğmek isterler ve ahireti münkir kâfirler idi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamidavet.net/turkce-mealler/konu-meali/m/muezzin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

